Saniter | Bilimsel Platform

Saniter Kurumsal İnternet Sitesi / Saniter Official Website
Geri Git   Saniter | Bilimsel Platform > Saniter Serbest Kürsü / Saniter Free Chair > GDO / GMO

Bilgiyi paylaşarak çoğaltalım...
Cevapla
 
Seçenekler / Options Stil
Eski 29-03-2009, 18:53   #1
funda
Saniter Yönetim
 
funda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: Aug 2008
Konum: Istanbul
Mesajlar / Messages: 484
Teşekkürler: 500
192 Mesajıyla 392 Teşekkür Aldı
Standart GDO'suz alışveriş rehberi

ABD tüketicilerine yönelik olarak hazırlanmış “NON-GMO SHOPPING GUIDE- How to avoid foods made with genetically modified organisms (GMOs)” rehberini, neden bizde yararlanmayalım diyerek, kendi görüşlerimi de ekleyerek özetlemeye çalıştım. Ama markaları es geçtim (bazı markalar bizim raflarda var, bazıları yok).

(*) ile etiketlenmiş cümleler kişisel yorumlarım olup, dosyanın orijinalinde aramayın.

Rehberin orijinaline aşağıdaki linklerden ve GDO ile ilgili diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
http://www.seedsofdeception.com/Public/Home/index.cfm
www.centerforfoodsafety.org
www.HealthierEating.org

GDO’SUZ ALIŞVERİŞ YAPMA REHBERİ;
1-Organik etiketli ve sertifikalı ürünler satın alın
Sertifikalı organik ürünler GDO içeremezler. %100 organik, organik veya organik içeriklidir etiketi taşıyan ürünlerin içeriğinde hiç bir GDO’lu bileşen bulunamaz.

(*)İçindekiler kısmında modifiye pirinç nişastası, fruktoz şurubu, kanola yağı, soya proteini, soya lesitini, aromalar bulunan ve “organik” olarak satılan bebek mamalarına karşı her ne kadar organik sertifikasına sahip olsalar da açıkçası büyük bir şüphem var. O sertifikaların güvenilirliği de ISO 9000 sertifikalarına benzediyse vay halimize.

2-“GDO içermez” etiketi arayın.
Şirketler gönüllü olarak ürünlerini “GDO yoktur” etiketi koyabilir. Örneğin “non-GDO” ve “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Kullanılmadan Üretilmiştir”. Bazı ürünlerde ise sadece tek bir riskli içeriğin, örneğin “Soya Lesitin”in, GDO’suz olduğu belirtilir.

(*)Bizim market raflarında henüz GDO’suz etiketli ürün yok ya da ben görmedim

3-Bileşimlerinde genetiği değiştirilmiş tohumlardan üretilmiş olma olasılığı yüksek olan (4 büyükten) Mısır, Soya, Kanola, Pamuk ve ürünleri bulunan gıdalardan kaçının.

Mısır içerikliler: Mısır unu, yağı, nişastası, gluten, fruktoz-glikoz şurupları, fruktoz, glikoz, dekstroz, modifiye nişastalar...

Soya içerikliler: Soya unu, lesitini, proteini, isolat ve isoflavonu, monosodyum glutamat ve eşdeğerleri, bitkisel hidrolize protein, soya yağı...

Kanola içerikliler: Kanola yağı

Pamuk içerikliler: Pamuk yağı

Amerikada Şeker Pancarı da GDO lu ürünler arasında yer almaya başlamış.
GDO’lu şeker pancarından kaçınmak için organik ve GDO içermeyen şekerleri, %100 şeker kamışından elde edilen şekerleri veya organik şeker ile üretilmiş şeker ve çikolata ürünlerini tercih edin.

(*) Ülkemizde şeker kamışı üretimi yok, şeker pancarına kota getirileli 5 seneden fazla oldu. Şekerin çoğu mısır nişastanın hidrolizi ile elde ediliyor veya ithal ediliyor. Pancarımız yok, ithal mısırların % 80’lik bölümü GDO lu gerisini siz hayal edin.
http://www.timeturk.com/Turkiyede-se...11-haberi.html
http://www.zmo.org.tr/genel/bizden_d...&tipi=3&sube=0

4-Bu klavuzda listelenen ürünleri satın alın.
Alışveriş sırasında bu klavuzu yanınızda bulundurun. Alışveriş çantanızda veya arabanızda saklayın.

(*)Etiketlerde İÇİNDEKİLER bölümünü iyice okuyun. Okuyabilmek için alışverişe giderken yanınızda bir büyüteç taşımanızı tavsiye ederim.

MEYVE VE SEBZELER
Taze meyve ve sebzelerin çok az bir bölümünün genetiği değiştirilmiş olabilir. Yeni ürünlerden çekirdeksiz karpuzun genetiği değiştirilmiş değildir. Kabak, yellow crookneck squash ve tatlı mısırların bazıları GDO’lu olabilir. GDO’lu tek meyve Hawaii’den gelen Papayadır- Hawaii’den gelen papayaların neredeyse yarısı GDO’lu.
(*) Aşağıda verile linklere göre, marketten, pazardan aldığımız domates, patates vs. GDO lu olma riski çok fazla.
http://www.zmo.org.tr/genel/bizden_d...er.aspx?id=547 http://www.bigazete.com/?c=146

ET, BALIK VE YUMURTALAR
Henüz genetiği değiştirilmiş balık, kümes hayvanı veya çiftlik hayvanı satışa sunulmamıştır. Fakat, Tahıl gibi GDO’lu ürünlerle beslenen hayvanlardan üretilen pek çok organik olmayan ürün vardır. %100 ot/ çimenle beslenen hayvanları ve çiftlik balığı yerine deniz balıklarını tercih edin.
(*)Çiftlik balıklarının beslenmesinde kullanılan yemlerin “Balık Unu, Balık Yağı, Hidrolize Balık Proteini, Soya ve Yan Ürünleri, Buğday ve Yan Ürünleri, Mısır Gluteni, Maya ve Yan Ürünleri, Lesitin, Nükleotid, Amino Asitler, Doğal Bitki Özleri, Karotenoidler, Vitamin ve Mineraller” ve hastalıklara karşı bağışıklık kazandırıcı ilave doğal katkılar ile zenginleştirildiği yemlerin etiket bilgilerinde bulunuyor. Sanırım GDO suz yemlerle beslenebilen çiftlik balığı bulunma olasılığı son derece az.
Ayrıca ineklere süt verimini artırsın diye rbGH, rbST diye bilinen hormonların verilme olasılığını da göz önünde tutmakta fayda var.
Yumurtanın kolesterolsüz olanı nasıl üretiliyor henüz araştıramadım

ALTERNATİF ET ÜRÜNLERİ
Pek çok alternatif et ürünleri genetiği değiştirilmiş ürünlerle işlenir. Bu sebepten ürünlerin içeriğini incelerken risk içeren Dört Büyüklere, özellikle soyaya çok dikkat edin.

ALTERNATİF SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ:
Bazı ABD’li süt ürünleri çiftlik sahipleri ineklerine süt üretimini arttırmak için genetiği değiştirilmiş hormon rbGH( rbST olarak ta bilinir) enjekte eder. “rbGH/rbSTsiz inek” etiketli ürünleri satın alın. Pek çok alternatif süt ve süt ürünleri soya fasulyesinden üretilir ve GDO içerebilir.
(*) Raflarımızda rbGH/rbST siz etiketli süt gören varmı acaba

SÜT ve SÜT ÜRÜNLERİ, MAMALAR
Çoğu mamanın ana maddesi süt yada soya proteinidir. Genelde bu ürünlerin içindeki gizli ürünler rbGH enjekte edilmiş ineklerden elde edilen süt veya soyadır. Aynı zamanda bazı markalar GDOlu mısır şurubu, mısır şurubu veya soya lecithini de kullanırlar.

TAHIL, BAKLAGİL VE MAKARNALAR
Mısır dışında gıda marketinde GDOlu tahıl ürünleri bulunmaz. %100 buğdaydan üretilmiş makarna, kuskus, pirinç, arpa, yulaf,sorgum ve soya hariç kuru baklagilleri tercih edin.

KAHVALTILIK GEVREKLER & BARLAR
Genellikle mısır ve soyadan üretildikleri için, kahvaltılık gevrek ve barların GDOlu ürün içerme olasılığı çok yüksektir.

FIRINLANMIŞ GIDALAR
Buğday unu, pirinç, yulaf gibi fırınlanmış ürünlerin genetiği modifiye edilmese de, çoğu paketlenmiş ekmek ve hamurişi gıdalar Mısırdan elde edilen fruktoz şurubu gibi GDOlu maddeler içerir.

DONDURULMUŞ GIDALAR
Çoğu dondurulmuş gıda üretim aşamasında çok sayıda işleme uğrar. Dört büyüklere dikkat edin, GDOsuz etiketi taşımadığı sürece dört büyüklerden herhangi birini içeren dondurulmuş gıdalardan uzak durun.

ÇORBALAR, SOSLAR VE KONSERVELER
Çoğu çorba ve sos pek çok işlemden geçer; alışveriş sırasında içindekiler listesini dört büyükleri de göz önünde bulundurarak dikkatlice inceleyin.

SALATA SOSLARI, YAĞ ve ÇEŞNİLER
Etikette açıklanmadığı taktirde mısır, soya yağı, pamuk yağı ve kanola yağı büyük ihtimalle GDO içerir. Saf zeytin, hindistancevizi, susam, ayçiçeği, badem, üzümçekirdeği ve yer fıstığı yağı tercih edin. Ve mısır şurubu değil, şeker kamışı ile üretilmiş reçel, tatlı ve jöle satın alın.

SNACK FOODS (Atıştırmalıklar)
Buğday, pirinç ve yulaflı , ayçiçek yağı ve aspir içeren snackleri tercih edin. Genetiği değiştirilmiş patlamış mısır bulunmamaktadır.
(*) Mısırların %80 den fazlasının genetiği değiştirilmişken, sözkonusu rehber nasıl patlamış mısırlar GDO lu değildir demiş anlamadım.

ŞEKER VE ÇİKOLATALAR & SUNİ TATLANDIRICILAR
Çoğu tatlandırıcı, ve tatlandırıcı barındıran şeker ve çikolata GDO içerir. %100 şeker kamışı, konsantre şeker kamışı suyu veya organik şeker içeren GDOsuz tatlandırıcıları, şeker ve çikolataları tercih edin, GDOlu şeker pancarı şekerinden kaçının. Çikolatadaki soya lesitin’e ve şekerdeki mısır şurubuna dikkat edin. Tatlandırıcılardan aspartam GDO lu mikroorganizmalardan üretilir. Aynı zamanda NutraSweet® ve Equal® olarak ta bilinir ve alkolsüz içecekler, şeker, sakız, tatlılar, yoğurt, tabletop tatlandırıcıları, vitamin ile şekersiz öksürük bonbonları gibi eczane ürünleri de dahil olmak üzere 6,000den fazla gıda maddesinde bulunur.

SODALAR, MEYVE SULARI VE DİĞER İÇECEKLER
Çoğu meyve suyu GDO’suz meyveden üretilse de mısır bazlı tatlandırıcıların büyük kısmı (mesela yüksek fruktozlu mısır şurubu) GDO içerir. Sodaların çoğu su ve mısır şurubundan üretilir.
% 100 meyve sularını tercih edin.
(*) %100 meyve suları konsantreden üretiliyor, bu durumda nasıl % 100 denebilir, önce suyunu uçur konsantre et, sonra tekrar su ekle, kimseye mantıklı geliyormu acaba?

GİZLİ GDO LAR
İşlenmiş gıdalar “organik” ya da “GDO’suz” olarak belirtilmediğinden çoğunlukla gizli GDO barındırırlar.
Aspartam,
B12 Vitamini
Bitkisel katı yağ (margarin),
Bitkisel sıvı yağ,
C vitamini (Askorbik asit)
Dekstrin,
Dekstroz,
Diasetil,
İnvert şeker,
İsoflovon,
Kabartma tozu,
Karamel,
Digliserit,
E vitamini,
Fenilalanin,
Gliserid,
Gliserin,
Glisin,
Glukoz,
Glutamat,
Glutamik asit,
Gluten,
Hemi selüloz
İnositol,
Laktik asit,
Lesitin,
Lisin
Gliserol,
Maltodekstrin,
Maltoz,
Mannitol,
Mısır gluteni
Mısır nişastası,
Mısır şurubu,
Mısır yağı,
Modifiye nişasta,
Monosodyum glutamat,
Nişasta,
Oleik asit,
Selüloz,
Sıvı yada kristalize fruktoz,
Siklodekstrin,
Sistein,
Sitrik asit,
Sorbitol,
Soya lesitini,
Soya proteini,
Soya unu,
Stearik asit,
Tofu,
Trigliserit

Bu klavuz, genetik testlere değil şirketlerin demeç ve bilgilerine dayanır.
“GDO’suz” etiketli ürünler üretim aşaması süresince GDO lu ürün kullanılmadığı anlamına gelse de, GDO doğal yollarla; polen yolu ile, rüzgar ve böcekler ile , tohum bozulması yolu ile ya da insan hatalarıyla yayılabilir.
Yani ürünlerin %100 GDO suz olma garantisi yoktur.

(*) Tüketici olarak alışverişlerimde seçme şansımı kullanabilmek için, her ne kadar üretici demeçlerine bağlı da olsa, zaman zaman bunu kötüye kullanabilecek üreticiler olsada, ben ürünlerde GDO suz etiketini görmek istiyorum.
funda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-04-2009, 16:59   #2
BİLGECAN AKSU
Yeni Üye
 
BİLGECAN AKSU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: Sep 2008
Mesajlar / Messages: 17
Teşekkürler: 11
9 Mesajıyla 15 Teşekkür Aldı
Standart

Yazınızı okurken aklımdan geçenleri aynen not ediyorum;

Madde 1'deki yorumunuzda, (İçindekiler kısmında modifiye pirinç nişastası, fruktoz şurubu, kanola yağı, soya proteini, soya lesitini, aromalar bulunan ve “organik” olarak satılan bebek mamalarına karşı her ne kadar organik sertifikasına sahip olsalar da açıkçası büyük bir şüphem var… ) işin yaşanan kısmına değinmişsiniz ki; içerik GDO’lu ürünlerden oluşsa da, son ürün GDO’suz olabiliyor demek ki, nasıl oluyorsa

Madde 2 yorumunuza (Bizim market raflarında henüz GDO’suz etiketli ürün yok ya da ben görmedim); GDO ‘suz etiketi bulunan ürün olmaması güzel ve gerçekçi, çünkü ürünlerin çoğu GDO ‘lu; ya bu etiketi taşıyıp da yanıltıcı olsa, buradaki hileyi henüz keşfedememişler,

Madde 3 yorumunuza (Ülkemizde şeker kamışı üretimi yok, şeker pancarına kota getirileli 5 seneden fazla oldu. Şekerin çoğu mısır nişastanın hidrolizi ile elde ediliyor veya ithal ediliyor…); şeker kamışı üretimi olmaması ve şeker pancarına kota getirilmesi tamamen tesadüf, planlı programlı olduğunu zaten hiç düşünmüyoruz,

Son olarak GDO’ suz patlayan mısır’a gelince; mısır GDO’ lu ama patlayınca gdo mdo kalmıyor
BİLGECAN AKSU isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-06-2009, 14:41   #3
diveguide
Kıdemli Üye
 
diveguide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: May 2009
Mesajlar / Messages: 138
Teşekkürler: 69
81 Mesajıyla 147 Teşekkür Aldı
Standart

Amerikadan GDO'lu mısır ithalatı yaparak, ucuz mısırözü yağı satarak köşe oluyorlar. Buna müsaade edilmesinin insan sağlığı üzerinde oynadığı olumsuzlukları komuoyuna anlatacak bir etkili bir sistemin olmaması da çok acı. Saniterin yapmış olduğu bilgilendirme çok değerli ancak saniterin bu yönününde tanıtılması gerek diye düşünüyorum. Ben gönüllü olarak Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu grubuna ilk mailimi atıyorum. Bu küçük bir taş dilerim halkaları büyük ve sonsuz olur.
diveguide isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 05-11-2009, 14:36   #4
alligator
Kıdemli Üye
 
alligator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: Oct 2008
Mesajlar / Messages: 109
Teşekkürler: 104
46 Mesajıyla 82 Teşekkür Aldı
Standart

Marketlerden bakkallardan şu an kontrolsüz olarak her tür GDO`lu bileşen içeren ürünü alıp yiyoruz.Tohumculuk, Yeni Bitki çeşitlerine ait Islahçı Haklarının Korunması ve benzeri yasa ve yönetmeliklerimizle ülkemizde rahat şekilde GDO lu tohumdan ekim ve üretim yapılabildiği gibi çiftçilerimiz eğitim almak üzere İspanya gibi GDO lu tarımın yapıldığı ülkelere eğitime gönderilmiş olup, dev tohum şirketlerinin Türkiye satıcıları çiftçilerimizle eğitim- bilgilendirme adı altında toplantılar yapmaktadır.

GDO`lu ürünlerin zararları yıllardan beri tartışılmakta, açıklanmakta ancak, ilk defa çıkan yasa ile bu kadar geniş kitlelerin bilgisine sunulmaktadır.

GDO nun olası zararlarına yönelik araştırmalar dünya genelinde devam etmesine rağmen, ortalama 15 yıldır üretilen GDO`lu gıdaların gelecek nesillere nasıl bir etki bırakacağı net olarak bilinmiyor. Ancak hayvan deneylerinden çıkan sonuçlar ile de embriyoların küçüldüğü, ikinci-üçüncü nesillerde kısırlaşma olduğu, tarımsal alanlarda çapraz bulaşmalar ile gen aktarımının olduğu ve biyoçeşitliliğin azalmasında etkili olduğu gibi bilimsel açıklamalar bulunmaktadır.


Ticaret bilime egemen durumda!


Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya`nın görüşleri yukarıdaki cümleyi çok iyi açıklıyor.


`GDO yasasının bastırılmasındaki amaç ticareti körüklemek, getireceği zararlar şu an düşünülmüyor. GDO`ların temelde insan sağlığına olan zararları alerjiler üzerinde toplanıyor. Yüzlerce kanıtlanmış örneği bulunuyor. Büyük bir tehdit oluşturduğuna dair beklentiler var. Macar bir araştırmacı GDO`lu patateslerle fareler üzerinde yaptığı karşılaştırmalı araştırma sonucunda GDO`lu patatesleri tüketen farelerin kanser olduğunu ortaya çıkardı.


GDO`lar sağlık ve biyogüvenlik konusunda tehdit oluşturuyor


Biyoçeşitliliğe karşı verimi artırmadığı konusunda araştırmalar var. Kuraklık olduğu takdirde GDO`lu tohumların veriminin çok düşük olduğu görüldü. Ayrıca GDO`lar çok fazla girdi kullanıyor, iddialara göre daha verimli denmesine rağmen, GDO`lar herbisit denen ot öldürücülere dayanıklı, sonunda bakıyorsunuz ki GDO`lu tohum, firmanın ürettiği herbisite dayanıklı oluyor. Firmalar tohumu ve ilacı paket olarak sunuyor. Dünyanın 10 büyük tohum firması, aynı zamanda ilaç kimyasalları da üretiyor. Örneğin Monsanto tohumda 1. sırada iken, ilaç listesinde 5. sırada, Singenta firması tohumda 3. sırada iken, ilaçta 2. sırada yer alıyor. Üçüncü bir liste oluşturup GDO`lu tohum üreten firmalar dediğinizde yine aynı firmaları görüyorsunuz. Sonuçta gıda üretiminin tüm dünyada tekelleşmeye doğru gittiğini görüyoruz.


Tarihin tanık olmadığı tarım hegemonyası


Eğer bütün dünyada çiftçilerin kendi yetiştirdikleri tohumlar engellenebilirse piyasa genişlemesi 73 milyar dolara çıkmaktadır. (Grain, 2007) Tohum piyasası tekeller ile büyüme eğilimi göstermesinin yanında, tarım kimyasalları, GDO araçlarının birlikte kullanılması ile firmalara bir çarpan etkisi de kazandırabilmektedir. Firmaların tohum çeşitlerinin ancak ve ancak tarımsal ilaç ve gübrelerle yetiştirilebilecek özellikte ıslah edilmeleri çiftçileri firmaların ürünlerini almaya zorlamaktadır. GDO`lu tohumlar bu firmalara daha da üstün yeni bir güç kazandırmaktadır. Örneğin herbisite dayanıklı bir çeşit GDO yöntemleriyle geliştirilmektedir. Ancak kullanılacak herbisit firmanın marka herbisitidir. Dolayısıyla tohum ve herbisit beraberce pazarlanmakta birbirlerinin satışını arttırmaktadır. Adeta birbirlerinden ayrılmayacak tamamlayıcı mallar, markalar yaratılmaktadır.


Ulusötesi bu dev firmalar böylece tohum, tarım kimyasalları ve GDO`yu birlikte kullanarak tarım alanında tarihin tanık olmadığı bir hegemonyaya doğru gitmektedirler. Ancak bu başarılarının sağlamlaşması için tarım politikalarının da istedikleri yönde oluşması gerekmektedir.


Umut her zaman var!


Ancak tüm bu tablolara rağmen insanoğlunun umutsuz olmaya hakkı yok! Bu insanlar para için çalışıyorlar. Afrika en büyük açlığı çeken kıta, sömürge ülkelerinde sömürgeci devletlerin uyguladığı çok çeşitli örnekler var.


Gelişmekte olan ülkelere giden büyük güçler tohumu, gübreyi, ilacı satıyor ve karşılığında çkan ürünü de çok ucuz fiyata alıyor. İngiltere büyük tekstil endüstrisini bu şekilde kurdu. Bu ülkelerde tarım sistemi bozuldu. Amaç, Türkiye`deki tohum, zirai ilaç piyasasını ele geçirmek ve GDO`yu Türkiye`ye sokmak.
alligator isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-11-2009, 23:44   #5
homeros
Yeni Üye
 
homeros - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: Nov 2009
Mesajlar / Messages: 11
Teşekkürler: 0
6 Mesajıyla 9 Teşekkür Aldı
Standart Gdo

gdo ile ilgili çabaların için teşekkürler umudum bu çabaların gereken yerlere ulaşması
homeros isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-11-2009, 10:56   #6
diveguide
Kıdemli Üye
 
diveguide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi / Join Date: May 2009
Mesajlar / Messages: 138
Teşekkürler: 69
81 Mesajıyla 147 Teşekkür Aldı
Standart GDO'lu ürünleri ithal edenlere tepki

Yazdıklarınızdan kısaca anlaşılan şu ki; market raflarında bulunan gıda maddelerinden GDO içermeyen ürün hemen hemen hiç yok. GDO'lu mısır uzun yıllardır bu ülkeye turist gibi giriyor ve kontrolu yok. Mısırdan elde edilen yan ürünlerin kullanım alanlarına bakıldığında ise manzaranın korkunçluğu ortaya çıkıyor..

Şimdi çok net biçimde GDO'lu ürün ithaline tepkilerimizi gösteriyoruz ancak sonuç almak o kadar kolay değil. Bu nedenle bu tepkimizi başka bir alana da kaydırmak gerekiyor. Bu ithalatı kimlerin yaptığı Ziraat Mühendisleri Odalarınca, anladığım kadarıyla, takip ediliyor. Bu ithalatın durdurulması amacıyla; bakanlığa yetki başvurusunda bulunan firmaların TÜM ürünlerinin boykotu, TABİ Kİ BU KONULARDA KARARLI BİRLİKTELİĞİ OLUŞTURMAK GEREKİYOR, tepkimizi farklı alanlara yayacaktır.

Ancak şunun bilincindeyiz ki Vicdan denilen çok kıymetli değer kaybolduğunda, İNSAN, başıboş kalmış makinalı bir tüfek gibi hedef gözetmeksizin kendi emellerine ulaşacaktır.

İthalat girişiminde bulunan firmalar için halk sağlığının gözönüne alınması gibi bir konu olamaz. Hele kendilerine BİLİM İNSANI diyerek, İnsan GENlerin şifrelerinin çözmek için uğraşıp insanlığa daha iyi hizmet etmek yerine, Bilimi kendi çıkarları doğrultusunda kullanıp ve kullandırtanlar İNSANLIĞA EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ yapmaktadırlar..
diveguide isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler / Tags
alışveriş, gdo, gdouz, rehberi, suz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler / Options
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Geçiş


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 03:29.


Bu sitede vBulletin® Versiyon 3.8.6 Kullanılmaktadır.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
saniter.com.tr | Her Hakkı Saklıdır. 2008-2012
Sitemap
1, 2, 5, 6, 7, 11, 12, 14, 16, 18, 19, 24, 25, 27, 30, 28, 29, 42, 31, 32, 33, 34, 36, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 58, 61, 97, 67, 68, 69, 79, 72, 103, 75, 77, 78, 80, 81, 104, 84, 102, 87, 86, 88, 92, 105,