
Saniter
Gıda Çevre Bilimi ve Teknolojileri
Danışmanlık ve Mühendislik Şirketi
Basında Saniter
Kafein ve Enerji İçecekleri
Rivayete göre, yüzyıllardır
evlerimizden eksik etmediğimiz kahveyi ilk keşfeden,
meyvelerini yedikten sonra aşırı canlılık gösterip
mehtapta rakseden keçiler!..
Yüz yıllardır evlerimizin daimî misafiri kahvenin
ilk ortaya çıkış yeri Habeşistan'dır. Kahvenin ilk
ortaya çıkışı ile ilgili çeşitli söylenceler
arasında en iyi bilineni şu öyküdür: 'Rivayete göre,
keçi ve deve sürülerinin çobanları, güttükleri
hayvanların garip bir ağacın meyvelerini yedikten
sonra fazla canlılık gösterdiklerini, hatta
keçilerin mehtapta raksettiklerini görmüşler! Durumu
dervişlerine anlatmışlar. Ünlü bir derviş olan
Şazilî, gösterilen ağacın meyvelerini kaynatarak
suyunu içmiş.
Kendisinde de aynı canlılığı duymuş ve kahvenin
meziyetlerini böylece keşfetmiş.'
Kahve, 1000 yıllarında Habeşistan'da yetişen fidan
boyundaki yeşil ağaçların meyvesidir. Ağacın
çiçekleri yasemine, meyveleri kiraza benzer.
Çiçekleri döküldükten sonra, ağaçların dallarında
çekirdekleri kalır. Bunlar silkelenir, güneşte
kurutulur ve tahta tokmaklarla dövülür. Kabukları
sıyrıldıktan sonra öz meyve ortaya çıkar. Bunlar
kavrulur, öğütülür ve kokulu, lezzetli kahve elde
edilmiş olur.
Kahvenin adı ilk defa Horasan'ın Rey şehrinde doğan,
1405-1525 yılları arasında yaşayan Türk asıllı
Ebubekir'in Arapça yazdığı tıp kitabında geçer.
Kitapta, 1420 yılında İran'da kahve kullanıldığı,
oradan da Aden'e gönderildiği belirtiliyor.

Kafein dünyada en az 63 tür bitkinin meyvesi, tohumu
ve yaprağında doğal olarak bulunan bir bileşiktir.
Kafeinin en çok bilinen kaynakları kahve, çay,
çikolata ve alkolsüz içeceklerdir. Besinlerdeki
kafeinin miktarı besinin hazırlanmasına, üretim
yöntemine, besinin tüketildiği miktara göre değişir.
Çay ve kahve bitkilerinin çeşitliliği de kafein
miktarını etkilemektedir. 220-240 mI’lik bir fincan
kahve ile yaklaşık 85 mg, yine 220-240 mI’lik bir
fincan çay ile yaklaşık 24 mg, 30 gramlık bir parça
çikolatadan ise yaklaşık 8 mg kafein alırız.
Kafeinin normal miktarı kişiye göre değişir. Kafeine
karşı duyarlılık; tüketim sıklığı, düzenli olarak
alınan miktar, vücut ağırlığı ve fiziksel koşullar
gibi pek çok etmene bağlıdır. Pek çok çalışmada,
yetişkinler için güvenli olarak tüketilebilecek
kafein miktarının günde 300 mg (yaklaşık 3-4 fincan
kahve ya da 5-6 büyük bardak çay) olduğu
belirtilmiştir. Kafein kan dolaşımında ya da vücutta
birikmez, alındıktan birkaç saat sonra atılır.
Kafein, merkezi sinir sistemini uyaran bir tür
maddedir. Kafein bizleri daha duyarlı, koordinasyon
gücü daha fazla hale getirir bitkinlik ve dalgınlığı
önler. Bu madde bazı ağrı kesiciler ve migren
ilaçları ile birleştiğinde ise ilaçların tepki
süresini ve etki alanlarını arttırır. Kafein, baş
ağrısını azaltmak amacıyla da kullanılabilir. Ayrıca
nefes darlığı problemleri ve yeni doğmuş çacukların
ameliyat sonrası problemleri için de kullanılabilir.
Kafein bazı sağlık sorunları olan ve ilaç
kullananlarda çeşitli yan etkiler gösterebilir.
Besinlere, boya maddelerine, ilaçlara ve diğer
herhangi bir maddeye alerjisi olanlar kafein
kullanmadan önce doktorlarına danışmalıdırlar.
Ayrıca ilk defa kafein (ilaç) kullanacak olanlar da,
tıbbi yardım almalıdırlar. Hamile kadınlarda kafein
kan dolaşımı nedeniyle fetusa(bebeğe) geçebilir. Bu
da çeşitli doğum öncesi ve sonrası rahatsızlıklara
yol açabilir. Normal bir insanda 300 miligram günlük
kafein kullanımı bebeğin kalp atımlarını etkiler ve
düşüğe sebep olabilir. Ayrıca yine aynı durumdaki
annelerde, doğan bebeklerinin düşük kilolu olma
sorunları da olabilir.Ayrıca emzirme döneminde kana
karışan kafeinin süt bezeleri aracılığıyla bebeğe
geçmesi de mümkündür. 600 mg' lık bir kafein
kullanımı olan emziren annelerin emzirdiği
bebeklerde, uyku sorunları ve rahatsızlık
görülebilir.
Bunların dışında kafein aşağıda bulunan sorunlara
da yol açar:
*Peptik ülser
*Düzensiz kalp atışı veya çarpıntı
*Kalp rahatsızlıkları veya kalp krizi
*Yüksek tansiyon
*Karaciğer rahatsızlıkları
*Uykusuzluk
*Panik atak veya endişe
*Agorafobi
*Premenstürel (adet öncesi) sendrom
Kafeinin bulunduğu kaynaklardan biride alkolsüz
içeçeklerdir. Özellikle son zamanlarda gündemi
oluşturan enerji içeceklerindeki kafein orjinli
tartışmalar dikkatleri bu noktaya çekmiştir.
Uluslararası hukuk anlamında ise; enerji
içeceklerinin içerdikleri yüksek kafein miktarının
yol açabileceği sağlık risklerinin yanı sıra; diğer
uyarıcı maddelerin birbirleri ve kafein ile
etkileşimleri ve tüm ürünün alkol ile birlikte
alınması durumunda yaratabileceği risklere yönelik
kaygıları içeren bilimsel raporların varlığı ve ürün
adının tüketiciyi yanılttığına dair yoğun
tartışmalar, sadece ülkemizde değil, uluslararası
alanda da süregelmiş ve bu nedenle bu ürünlere
yönelik uluslararası bir mevzuat oluşturulamamıştır.
AB’de de enerji içeceklerine özel bir yasal
düzenleme olmadığı gibi, bu ürünler uyum kapsamında
yer almamakta ve bu konuda herhangi bir ülke
taahhüdümüz bulunmamaktadır. Ancak, tüm bunlara
rağmen konu AB görüşmelerinde de sürekli gündeme
getirilerek baskı oluşturulmaktadır.
İlaç kullanımı sırasında kafein alış miktarına çok
dikkat edilmelidir. Bu maddeyi içeren diğer besin
maddeleri ve içeceklerde bulunan kafein miktarları
iyi hesaplanmalı ve hatta bir uzmanla yola
çıkılmalıdır.
Enerji içeçeklerinin etiketlerine aldanılmamalı, bir
kahvenin etiketinin enerji içeçeği etiketi olarak
değiştirilmesiyle de sizde aynı etkiyi
uyandırabileceği unutulmamalıdır.
Son söz olarak, J.S. Bach’ın adına besteler
yaptığı, şaraptan lezzetli, öpücükten zevkli
olduğunu söyledi kahvenin, yada Türk dostu olarak
bilinen Pierre Loti’nin Eyüp tepesindeki isminden
alınan kahvanelerin yeni içeceği, enerji içecekleri
mi olur, nedersiniz?