Epigenetik (Çevresel Koşulların Genlerimize Etkisi)

EPİGENETİK (ÇEVRESEL KOŞULLARIN GENLERİMİZE ETKİSİ)

DNA dizindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda ırsi olan, gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalıdır.

Epigenetik durum çevre koşulları, beslenme , stres , kimyasal ve radyasyona maruz kalma gibi çevresel etkilerle değişir ve geri dönüşümlüdür.

Epigenetik değişikliklerin tam olarak nasıl ortaya çıktığı tam net değilse de, rahimde açlığa maruz kalan insanların açlığa maruz bırakılmayan kardeşlerine göre insulin metabolizması ile ilişkili bir genlerinde (insulin benzeri büyüme faktörü II geni) daha düşük derecede metilasyon olduğu keşfedilmiştir (Heijmans ve ark., 2008). Bunun bazı şaşırtıcı sonuçları vardır: epigenetik değişiklikler teoride geriye dönüşümlü olmalarına rağmen, embriyonik gelişim boyunca faydalı değişimlerde rol oynayan bazı modifikasyonlar yetişkinlik çağında da devam ederler ve faydadan çok zarar verebilirler. Bu değişikliklerin bazıları nesiller boyunca sürdürülebilir ve maruz kalan kadınların torunlarını dahi etkileyebilir (Painter ve ark., 2008).

İnsan sağlığı perspektifinden bakıldığı zaman, epigenetik orijine sahip bazı hastalıklar olduğu görülmektedir. Çeşitli hastalıklar ve sendromlar, çeşitli patolojilere yol açan anormal DNA metilasyonu ya da damgalanmış gen bölgelerine sahiptir. Bunlara büyüme geriliği ve vücut asimetrisi görülen Silver-Russell sendromu, Beckwith-Weidemann sendromu, Angelman ve Prader-Willi sendromları dâhildir (Mann ve Bartolomei 1999, Temple 2007).

Beslenmemiz bizim sağlımızı etkilediği gibi çocuklarımız hatta torunlarımızı da etkilemektedir.

Her geçen gün epigenetik hakkında daha çok bilgi ortaya çıkmaktadır. Biz ve bizden sonraki nesillerin daha sağlıklı olabilmesi için daha doğal yaşam biçimini seçmemizde fayda vardır. Kimyasallardan ve kontaminasyonlarından kaçınarak, spor yaparak, pestisitlerden ve  GDO’lu yiyecekler yerine doğal organik beslenmek  ile daha sağlıklı genler miras bırakabiliriz.