KOZMETİĞİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

Gelişen üretimle ve tüketimle beraber; kozmetik sektöründe de kalite analizlerine her gün bir yenisi eklenmektedir. Bu analizler bazen proses ve ham maddeyi kontrol etmek, bazen yönetmeliklerdeki zorunluluklar, bazen de ürünle ilgili ortaya atılan iddialar sonunda yapılmaktadır. Böylece ortada üretimle ilgili bir aksaklık varsa en başında müdahale edilmekte; gerekirse hammadde ve proses değiştirilmekte ya da ortaya atılacak iddialar üzerinde daha dikkatli çalışılmaktadır.

Örneğin, Türkiye Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu Kozmetik Ürünlerde Ağır Metal Safsızlıklarına İlişkin Kılavuza Göre kozmetik ürünler ve diş macunu için ağır metallerde limit değerler olduğunu biliyor musunuz?

Limit değerlere ve etkilerine aşağıda göz atalım:

 

Kozmetik Ürünler İçin Sınır Değerler

Kurşun

20 ppm

Kadmiyum

5 ppm

Civa

1 ppm

Arsenik

5 ppm

Antimon

10 ppm

 

Diş Macunları İçin Kabul edilebilir En Yüksek Değerler

Kurşun

1 ppm

Kadmiyum

0.1 ppm

Civa

0.2 ppm

Arsenik

0.5 ppm

Antimon

0.5 ppm

 

 

Kullandığımız ruj, parlatıcı, fondöten, allık, dudak kalemi, özellikle parlak ve pullu olanları ağır metal kaynaklarını içerebilmektedir. Belirlenen sınırların üzerinde ağır metal içeren kozmetik ürünlerin maruz kalınan doz ve süreyle de ilişkili olarak uzun süreli kullanımları, sağlığa olumsuz etkileri açısından risk faktörü olmaktadır.

 

Yine son dönemde özellikle yeni doğan bebeklerimiz için aldığımız ıslak mendil, krem ve şampuanlarda ‘PARABEN, SLS, SLES, SİLİKON İÇERMEZ’ gibi ifadelere denk geliyoruz. Son döneme kadar pek çok kozmetik üretiminde kullanılan bu maddeler müşteriler bilinçlendikçe kullanılmamaya ve ‘İDDİA’ olarak ürünlerde yer almaya başladı.

  • PARABEN: P-Hidroksi benzoikasit esterleridir.  Raf ömrünü artırmak için kullanılan koruyucudur. Mikrobiyolojik kontaminasyona karşı etkili olması ve düşük maliyetinden dolayı çokça tercih edilmektedir. Fazla miktarda alınması ya da zamanla vücutta birikmesi; hormon bozulmasına, tahrişe ve göğüs kanserine neden olur. Yapılan klinik çalışmalar bu etkileri ortaya koymuştur.

Sağlık Bakanlığı Mevzuat Sistemine Göre;

  • Isopropyl 4-hydroxybenzoate (INCI: Isopropylparaben) İzopropilparaben’in sodyum tuzu veya tuzları
  • Isobutyl 4-hydroxybenzoate (INCI: Isobutylparaben); İzobütilparaben’in sodyum tuzu veya tuzları
  • Phenyl 4-hydroxybenzoate (INCI: Phenylparaben)
  • Benzyl 4-hydroxybenzoate (INCI: Benzylparaben)
  • Pentyl 4-hydroxybenzoate (INCI: Pentylparaben)

 YASAKLI maddelerdir.

 

  • . Sodyum Lauril Sülfat, pek çok temizleyici ve deterjanın aktif maddesidir. Özellikle ucuz olması ve çok miktarda köpük oluşturması nedeniyle tercih edilmektedir. Son dönemde yapılan çalışmalar; bu kimyasalın vücutta çok birikmesi sonucunda göz bozulması, saç dökülmesi, cilt kuruluğu ve tahriş gibi pek çok olumsuz duruma yol açtığını göstermiştir. Çok çok kullanımında ya da birikme sonunda hormon sistemini bozma ve kanser oluşturabileceği de yapılan klinik çalışmalarla ortaya konmaktadır.

 

 

 

 

 

  • SLES: Sodyum Lauril Ether Sülfat da SLS gibi pek çok temizleyici ve deterjanın aktif maddesidir. SLS’den daha az aşındırıcı etkiye sahip olsa; SLS gibi yine ucuz olması ve çok miktarda köpük oluşturması sebebiyle tercih edilmektedir. Deriden içeri giriş yaptığında SLES’in en büyük etkisi östrojen hormonunu taklit etmesi olmaktadır. Östrojen hormonundaki dengesizlikler; adet bozuklukları, erken menopoz belirtileri, erkeklerde kısırlık ve bayanlarda meme kanseri gibi çok büyük sağlık problemlerini beraberinde getirmektedir.

 

  • SİLİKON: Silikon, kullandığımız kozmetik ürünlerini üreten firmaların ucuza kaçıp tasarruf etme çabalarından dolayı piyasadaki birçok ürünün içerisinde bulunmaktadır. Silikon, saça parlaklık ve dolgunluk katar, bunu saçın dış kabuğuna yapışarak yapar. İlk başta hoşumuza gidebilecek bu durum, kullandığımız silikon içeren ürünlerin kullanımı sonucu mukozayı tahriş edebilir, saçın yüzey tabakasını tıkamasından kaynaklı olarak saça kullanılan diğer faydalı saç ürünlerinin içerisindeki faydalı yağ ve besinlerin girmesini engelleyerek saçta zayıflama, kırılma ve dökülmeye neden olur.

 

Yukarıda bahsi geçen bu tür sentetik kozmetik katkı maddelerinin bazılarının uzun süreli temas sonrasında astım, alerji, cilt döküntüleri ve cilt, meme, rahim ve yumurtalık kanseri riski oluşturduğu tespit edildiği için bu konu son yıllarda tüm dünyada sağlık kuruluşları ve tüketici organları tarafından mercek altına alınmıştır.

 

Bu nedenle üretici  firma bilgilerini ve adresini  kontrol ettiğimiz kozmetik ürünleri almaya dikkat etmeliyiz.Eğer şüpheli bir durum varsa veya yan etki gibi bir durum sözkonusu ise bu tip durumları da Sağlık Bakanlığına iletmeliyiz.

Sağlıklı ve renkli günlere..